Avrupalı genç bir rahip, Afrikanın ortasındaki kabileler arasıda misyonerlik yapıyormuş. Yıllar boyunca o kabileye sevapkar öğtler vermiş, uğraşıp didinmiş, onları günalardan korumak için ter dökmüş. Derken günlerden birinde kabilede beyaz bir çocuk doğmuş. Kabilenin reisi bir hışımla rahibin çadırına koşmuş.
"Ulan" demiş "Yıllardır bize neler diyordun, bak şu yaptığın işe. Seni utanmaz, rezil!"
Rahip ne yapsın? Bilimsel lafları çiklet gibi çiğnemeye başlamış, eğip bükmeye koyulmuş.
"Bakın, bazen genler yedi kuşak sonra da ortaya çıkar, oysa kromozomlar..." Falan filan, filan falan.
Sonunda kafasında bir ampul yanmış.
"Koyun sürüsünde durup duruken bir kara koyun doğmuyor mu?" demiş.
Kabile reisi zınk diye durmuş. Sarsıldığı belliymiş. "Bana bak, " demiş sonunda.
"Ben beyaz bebeği unutayım, sende kara koyunu unut, oldu mu?"
Bi fıkrada benden
