
Ve ..sadeliğin dünyasına aralanan cd kapağını açıyoruz ..düz bir Metallica yazısı ve.zehirli bir yılan var karşımızda..az sonra onun zehri damarlarımızda dolaşacak haberimiz yok ! ..
Önceki albümlerinden dolayı hayranlık duyduğumuz müridi olduğumuz bu dört atlı adam Thrash metalden Heavy metalin sularına geçiş yapmışlar bu albümde ve emin olun sınırlarını zorlamışlar.
1.parça Enter Sandman ince tınılarla ufukta görünen kasırgadan habersiz olan bizlere ufak bir hazırlık niteliğinde başlıyor ve kulaklarımıza bir bomba düşüyor patlaması tok rifflerin ve uyumlu davullarının arasından çıkan o efsane ses ile iyice güçleniyor.Anlatılması güç bir psikolojik savaş veriyoruz.Dayanmalı ve bu farklı soundla kapımızı çalan Metallica ‘ya ilk parçadan teslim olmamalıyız diyoruz ama elden gelen hiçbir şey yok.Solonun başlaması ile kendimizi rüm tershanelerimize girilmiş tüm kalelerimiz fethedilmiş şekilde buluveriyoruz.Mahşerin dört atlısına bir kez daha ilk şarkıdan teslim oluyoruz !
2.parça Sad But True biz şoku atlatamadan giriyor heavy metalin en şeytani girişli parçalarından biri olarak ilan ediyorum bu parçayı.Daha önceki albümlerden çok daha akıcı bir albüm var karşımızda.Yaratıcılığın sınırlarının zorlandığı ortada.Sözler zaten insana bu nasıl bir zihnin ürünüdür dedirtiyor.Bu sözler nasıl bir beyinden dökülen kırıntılardır ! Riffler yine sade kesik ve davul tarafından birleştirilmiş.Ayrıca riff üzerine çok güzel melodiler bezenmiş kavrayabilmek için çok dikkat etmek gerekli.Aşikar olan tek bir şey varki parçanın solosu yüzünüzün ifadesini daha kızgın daha agresif bir hale getirecektir ve defalarca dinlesenizde bu albümü cd çalarınızdan çıkaramamanıza neden olacaktır.
3.parça Holier Than Thou ritmi bakımından albümün temposunu artıran parça ve albümün motonluğunu kıran parçalardan biri insanın sanki beyninde daha önceden yer etmiş bir yapısı var ilk dinleyişinizde dahi tanıdık geliyor.Kendi iç yargılarınıza boğulmanıza dahi sebep olacak niteliktedir.Sololarda Kirk Hammet denen insan benzeri varlığın yeteneklerini görüyoruz ve fırtına duruluyor sanıyoruz ama şarkı gitmeden önce bizi iyice benzetiyor ve sahneden ayrılıyor.
4. parça hepimiz albümü ilk dinlediğimizde o sirenin arkasından çok gaz bir giriş beklemişizdir.Fakat Unforgiven ruhumuzu derinden sarsacak bir parça.İçinize her saniyesiyle işleyecek bir parça.Bu parçayı dinledikten sonra hayatınızın aynı kalacağını düşünmüyorum.Melankolik anlarımın en sevdiğim misafiridir bu parça.Şimdi gözlerinizi kapatın kendinizi boş ve uçsuz bucaksız bir sahilde yalnız başınıza hayal edin bir sonbahar vakti olsun ve derin dalgalar üzerinize gelsin.İşte şarkının melodileri sözleri üzerinize böyle gelicek ve ruhunuzu tam olarak böyle ıslatıcak hemde bir daha eskisi gibi olmayacak kadar derinden.Sololar ise o dalgaların en büyüğü gözünüzün önünde göz yaşlarından oluşan dalgalar beliriyor ve kasırgalar kopuyor duygulardan, her şey adeta kafanızın içinde 10 saniyede un ufak oluyor ve fıtına dindiğinde size parça geriye kalan umut , düşünce ve acı kırıntılarını gösteriyor yüzünüze vuruyor.
5. parça Unforgiven’ın bıraktığı yerden fırtınanın en tehlikeli yerine nefret ve adalet kusan rifflerle dalıveriyor.Başınızın döndüğünü hissedeceksiniz her şey birbirine girecek bu parçada ve albümün atmosferi saracak etrafınızı.James’in fısıltıları çığlıklara dönüşecek etrafınızda bu parça dinlenemez bu parça her şeyiyle yaşanır.Müzikal açıdan tam bir senfoni içerisinde her şeyi barındırıyor.Hayal ettiğimiz o med – cezir in en net görüntüleri beynimizde çakıp duruyor.Canlı izlemek için sabırsızlandığım bir parça.İlk dinleyişinizden itibaren şarkının sözleri beyninize kazınacak.Siz melodiler içerisinde kaybola durun kapaktaki yılanın soğuk derisini vücudunuzda ilerlerken hissedeceksiniz.Sololar bir uyuşturucu gibi bedeninize kazınacak adeta.İniş çıkışlarda hayatınızın bir film şeridi gibi gözünüzün önünden inişleri ve çıkışlarıyla geçeceğinden eminim.Mükemmel bir parça.
6.parça Don’t Tread On Me o kesik ve dolgun rifflerin geri dönüşü olarak tanımlanır albümün yapısı tekrar Metallica’yı zirveye taşıyan çizgiye dönüyor bu kadar karmaşanın içinden çıkan bizler ayak uydurmakta biraz zorlansakta bu deli adamların söylediklerine kulak veriyoruz.Albümün genel özelliği olarak söylenebilecek bir şey bu parçada daha net karşımızda albüm kendisinden önceki Metallica albümlerine göre sertliği daha dozunda kalmış bir albüm olmasına rağmen verdiği enerji çok daha fazla.Sadeliğin sıradanlık olmadığı çok net çıkıyor karşımıza.Gitar ve davulun uyumu soloların yazımı ve kullanıldığı yerler bilgece seçilmiş.Albüm yapılırken adeta müzik yaşanmış sadece çalınmamış kendisini çok belli ediyor.3. dakikadan sonra gelen ve 10 saniye kadar süren mid tempo ve çok gaz olan riffe özellikle dikkat etmeniz önerilir.
7.parça Through The Never Don’t Tread On Me nin bıraktığı yerden yani enerji patlamasından devam ediyor sözlere özellikle dikkat etmelisiniz.Aralara konulan bir veya iki saniyelik gitar solo parçacıkları inanılmaz bir hava katmış ve parçayı vasat olmaktan kurtaran ögelerin içerisinde yerini almış.2. dakikanın sonuna doğru gerçekten çok gaz bir riff giriyor davulun iyice dolgunlaştırdığı müziğin önüne bir sağdan bir soldan yüzümüze çarpan James in kızgın sesi ile son buluyor parça.
8.parça Nothing Else Matters (namı değer N.E.M.) fırtınayı dindiriyor ve ruhsal bir yolculuığa çıkarıyor bizleri.Hepimizin bu parçada bir anısı vardır uzaklarda bıraktığı bir yara yada yakınındakilere olan uzaklığına tercüman olmuştur bu parça.Metal dinlemek şart değil bu parçayı kavrayabilmek için zaten ne tür müzik dinlerse dinlesin müziğe yakından ilgili herkesin dinlediği ve beğendiği bir parçadır.Sözleriyle ve melodileriyle sizi alır ve uzaklarda özlediklerinize götürür ..yada yakınınızdaki uzaklara yaklaştırır.Kritiğin yazımını geciktirmiş bir parçadır çünkü parçayı geçmek imkansızdır bittikçe başa sararsınız.Metallica bu parça için çok eleştirildi ama ben anlamsız buluyorum sonuçta bir sanatçıyı yaptığı parçalardan dolayı yarattığı şeylerden dolayı suçlamak saçma bir şey bu onun hayal dünyası.Parçayı yorumlamakta zorlanıyorum çünkü dinlerken dağıtıyor insanı.Ve solo paramparça ediyor her şeyi..sahip olduklarınızı fikirlerinizi hisleriniz tam anlamıyla her şeyi paramparça ediyor.Yerle bir olmuş bırakıyor insanı kısa ama acılı bir ölüm gibi terk ediyor sahnesini N.E.M.
9.parça Of Wolf And Man adeta rüyadan uyandırıyor bizleri etkileyici ve vurucu bir parça Albümün parçaların yerleri konusunda ne kadar büyük bir profesyönellikle bezendiğini ortaya koyuyor.Hareketli bir parça albümle uyumu tam ve insanı zihinsel sorunların içine itebilecek bir parça psikolojik problemleri olanların sık sık dinlemesini sakıncalı buluyorum.Hastalıklı bir yapıya sahip bu parça.Dinlerken nasıl bir hastalıklı beyin yaratabilir böyle bir parçayı ve hangi zihinsel problem böyle bir solo yazabilir.Bu parça gecenin bir yarısı kendinizi büyülü bir ormanda tüm kötülüklerle baş başa ve savunmasız hissettirebilir size.
10. parça The God That Failed çok iyi bir bass partisyonu ile başlıyor zaten Jason albümün genelinde başarılı bir performansa sahip ve insanı etkileyen bas partisyonları yazmış rifflerde çok vurucu ve kesin bir hava içinde. İnançları derinden sorgulayan ve sizin inanç yapınızı etkileyecek derecede etkili bir parça sololar ile zaten kontrolden çıkıyorsunuz bu albümden sonra kendinize gelmeniz gerçekten zor.
11. parça My Friend Of Misery jason un da en az diğer elemanlar kadar psikopat bir yapıya sahip olduğunu gösterecek cinsten bir bass partisyonuyla merhaba diyor kulaklarınıza hüzünün her yanından en sert haliyle acımasızca aktığı bir parça My Friend Of Misery atmosferini anlatmak gerçekten imkansız dinlemek ve kendinizden biri yapmak gerekiyor bu parçayı. Sözlerini dikkatle dinleyin.Parçanın ortalarına doğru her şeyin sakinleştiğini ve her şeyin anlamını yitirdiğini fark ediyoruz kafamızın içini oyan bir sessizlik bir anda çok tatlı ve parçanın temelleriyle uyumlu bir solo ile dahada renkleniyor gözlerimi kapayıp havasını solumaktan alamıyorum kendimi ve tam arkasından sessizlik bozuluyor ve fırtına kopuyor parça tam bir tornadonun ortasında bırakıveriyor bizleri
12.parça The Struggle Within kapanış parçası olarak ideal bir seçim albümde her şeyin yerli yerinde ve mükemmele yakın olduğu gibi kapanış parçasıda öyle.Kendinizi savaş giden bir asker gibi hissedebilirsiniz bu parçada.
Albüm genel olarak Mükemmele yakın bir albüm Metallica nın köklü bir değişim geçirdiği sınırlarını zorladığı ve efsane olduğu albüm.Dünyada ilk kez bir Metal grubunun genel müzik listesinde ilk sıraya oturduğu bu albüm dinlemeden geçilmemesi gereken en önemli albümlerden biridir.
Önemli Not : Albümü baştan sona dinlediğinizde bir Hidden Track ortaya çıkacak ne olduğunu söylemiyorum araştırmacı olalım ve bulalım.
Bir başka not : Albümün asıl adı Metallica dır fakat fanları albüme Black Album demiştir.Bende bir Metallica hayranı olarak bu adı kullanmayı yeğledim.
Kritik Demigod ve Full Time Headbanger tarafından yazılmıştır..