DєaтhмєLaηćhσLγ
& мєLaηćhσLia
Grandmaster
SehriMetal Puanı: +7/-2
Online
Üye No: 34
Kayıt tarihi 20 Temmuz 2007,12:09:00
Nerden: I'м ση γσu
Yaş: 23
Mesaj Sayısı: 2.318
Açtığı Konular:497
Death,Come Near Me !
|
 |
« : 02 Temmuz 2008,14:52:48 » |
|
Bu acı unutulmaz
2 Temmuz 1993’te meydana gelen katliamın 15’inci yıldönümü nedeniyle Sivas’ta yoğun güvenlik önlemleri alınmasına rağmen törene katılan bir grup otelin altındaki kebapçıya tepki gösterip camlarını kırdı. Göstericiler olay yerindeki vatandaşlar tarafından uzaklaştırıldı.
37 KİŞİ YANARAK CAN VERDİ
Madımak olaylarının 15'nci yıldönünümü
Sivas'ta, 2 Temmuz 1993 yılında Madımak Oteli'nin ateşe verilmesiyle başlayan ve 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların 15'inci yıldönümü için anma programı düzenlendi. 2 ayrı anmadan CHP'nin otel önünde düzenlediği programda konuşan Grup Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Hakkı Süha Okay, “Madımak mutlaka hoşgörü ve aydınlanma müzesi olmalıdır” dedi.
Sivas olaylarının 15'inci yıldönümü nedeniyle sabah saatlerinden itibaren şehir merkezinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Otelin bulunduğu Eski Belediye Sokak ile Atatürk Caddesi ve İstasyon Caddesi araç trafiğine kapatıldı. Çevre illerden gelen polis ekiplerinin de katılımı ile kent merkezinde önlemler en üst seviyeye çıkarıldı. Sabah saatlerinden itibaren kafileler ile anma programlarına katılmak için gelenler otel önünde birikmeye başladı. Törenler, CHP başta olmak üzere Atütürkçü Düşünce Derneği, Cem Vakfı, Eğitim İş Sendikası, Cumhuriyet Kadınları Derneği ile Cumok'un ortak olarak düzenlediği anma programıyla başladı.
CHP binası önünde toplanan ve aralarında 25 milletvekilinin de bulunduğu 500 kişilik grup ilk olarak kent meydanında bulunan Atatürk Anıtı önüne geldi. Burada anıta çelenk sunulup saygı duruşunda bulunulduktan sonra İstiklal Marşı okundu. Burada konuşan CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, devleti yönetenlerin suskunluğunu bozarak, tarihteki bu kanlı olayla yüzleşmesi gerektiğini söyledi. Özdemir, “Yaşanan bu vahşetten en çok Sivas halkı zarar görmüştür. Sivas 2 Temmuz ile değil, 4 Eylül ile özdeşleşmiş bir Cumhuriyet kentidir. Başkaca konularda insan haklarından bolca bahsedenler, başta sayın Başbakan olmak üzere bir kere olsun, çıkıp bu katliamı kınadığını, bunun bir insanlık suçu olduğunu, laik Cumhnuriyet'e başkaldırı olduğunu ifade etmelidir” dedi.
Buradaki programın ardından grup ellerinde taşıdıkları karanfillerle Atatürk Caddesi üzerinden alkış ve sloganlar eşliğinde Madımak Oteli'nin önüne geldi. Burada milletvekilleri, partililer ve destek veren diğer sivil toplum kuruluşları temsilcileri otel önüne karanfil bıraktı. CHP Grup Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Hakkı Süha Okay, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta bir başkaldırıya tanık olduklarını belirterek, şunları söyledi:
“Burada toplanan kalabalık, ‘Kahrolsun laiklik’, ‘Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak’ sloganları atıyordu. Olayların baş sorumlularından biri olan Cafer Erçakmak bugün hala yakalanabilmiş değil. Bu otelin bulunduğu yerde halen bir et lokantasının bulunmasından dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. Madımak mutlaka hoşgörü ve aydınlanma müzesi olmalıdır. Otelin müzeye dönüştürülmesi için gerekli çalışmaları yaptık, kanun teklifleri verdik. CHP olarak bedelini biz ödeyerdek burayı satın almaya çalıştık. ‘Aman sakın satmayın’ dediler. Biz artık 2 Temmuz günlerinin barış, kardeşlik ve sevgi günü olmasını istiyoruz. Bu mücadeeye hep beraber devam edeceğiz ve bu mücadeleden asla dönmeyeceğiz.”
Daha sonra programa destek veren kuruluşlar adına hazırlanan ortak bildiriyi CHP İl Başkanı Bülent Renda Deniz okudu. Ortak bildiride, “15 yıl önce gerçekleşen katliamın ve bu amaca yönelik hareketlerin bir daha yaşanmaması için devletin ve toplumun tüm güçlerinin, göreken özeni göstermesini diliyoruz” denildi. Partililer daha sonrda otel önünden ayrıldı.
ÇIĞLIK MASKESİ İLE KATILDI
CHP'nin düzenlediği anma programına, hazırladığı bir kuklanın üzerine, ‘Çığlık’ filminde kullanılan maskeyi geçiren ve önüne, ‘Acıları balla yedik, yanan nefeslerle, Sivaslılar sizleri özler, susmayan nefeslerle’ yazılı döviz taşıyan 50 yaşındaki Mustafa Çetinoğlu dikkat çekti.
MUM YAKTILAR
CHP'nin programı öncesinde otel önüne gelmeye başlayanlardan bazılarının mum yakarak otel önüne bıraktığı ve etrafına da kanranfiller koyduğu görüldü. Burada bazı kişiler sert açıklamalarda bulunurken, özellikle Başbakan ve hükümete yönelik tepkilerini dile getirdi. Gruba polis müdahele etmezken; diğer yetkililerin müdahalesi ile gerginlik yaşanması önlendi.
Anma programları, Alevi dernekleri, çeşitli siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek olan ikinci programla devam etti.
YANARAK CAN VERDİLER
Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması ve dolayısıyla şehirde bulunan 32 Alevi yazar, ozan ve aydının yakılarak katledilmesi ve oteli ateşe verenlerden de ikisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar zinciridir.
Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün de Pir Sultan Abdal’ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülmüştü. Bu kapsamda pek çok aydının yanı sıra Aziz Nesin bu etkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti.
2 Temmuz 1993 günü organize biçimde öğle saatlerinde Paşa ve Meydan camilerinde çıkan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi’ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.
Hızını alamayan ve sayısı yaklaşık 10.000'e ulaşan grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grubun sayısı akşam saatlerinde 20.000'e yaklaştı. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı bunun sonucunda taşlanarak camları kırılan Madımak oteli tutusturalan perdelerler ve alt kattaki bulunan esyalarla birlikte yakildi otele sığınmış olan aydınlardan, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 37 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç edilmekten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.
Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ile 2 saldırgan yaşamını yitirdi. Gene olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstü tahrip edildi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.
Yargılama
Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190'a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124'ü hakkında "laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma" suçlamasıyla dava açıldı,[1] geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994'te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15'er yıl, 3 sanık hakkında 10'ar yıl, 54 sanık hakkında 3'er yıl, 6 sanık hakkında 2'şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.
Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını "taraflı, hukuka ve adalete aykırı" olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi katliamın "Cumhuriyete, Laikliğe ve Demokrasiye yönelik olduğunu" belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı.
28 Kasım 1997'de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası'nın 146/1 maddesine göre idama ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasına mahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998'de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usül noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat 1999 tarihinde usül eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000'de 33 sanık Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi.
Sanıkların avukatlığını Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan üstlendi ve bakanlığı sırasında onları hapisanede ziyaret etti.
Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33'e düştü. Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak ve Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır.
Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasında, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır.
Hayatını kaybedenler
Muhibe Akarsu - 35 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi
Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı
Gülender Akça - 25 yaşında
Metin Altıok - 52 yaşında, şair, yazar
Ahmet Alan - 22 yaşında
Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci
Sehergül Ateş - 30 yaşında
Behçet Aysan - 44 yaşında, şair
Erdal Ayrancı - 35 yaşında
Asım Bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar
Belkıs Çakır- 18 yaşında
Serpil Canik - 19 yaşında
Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
Nesimi Çimen - 67 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası
Carina Cuanna - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
Serkan Doğan - 19 yaşında
Hasret Gültekin - 23 yaşında şair, sanatçı, şelpe tekniğinin önderi
Murat Güneş,Murat Gündüz - 22 yaşında
Gülsüm Karababa -22 yaşında
Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair
Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist
Koray Kaya - 12 yaşında
Menekşe Kaya - 17 yaşında
Handan Metin - 20 yaşında
Sait Metin - 23 yaşında
Huriye Özkan - 22 yaşında
Yeşim Özkan - 20 yaşında
Ahmet Öztürk - 21 yaşında
Ahmet Özyurt - 21 yaşında
Nurcan Şahin - 18 yaşında
Özlem Şahin - 17 yaşında
Asuman Sivri - 16 yaşında
Yasemin Sivri - 19 yaşında
Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı
İnci Türk - 22 yaşında
Kenan Yılmaz - 21 yaşında
|